DIY

Metal Konserve Kutularından Kalemlik ve Saksı Yapımı

Metal Konserve Kutularından Kalemlik ve Saksı Yapımı

Metal Konserve Kutularından Kalemlik ve Saksı Yapımı

Hafta sonu temizliğe kalkıştım yine. Hani şu ‘biraz toparlayayım’ diye başlayıp, ‘of yeter artık’ diye bittiği hallerimden biriydi. Oğlanın masasına gittim, kalemler her yerde. Her renk, her boyutta. Kalem kutusu mu? Onun da içi başka şeylerle dolmuş, kalemler sığmaz olmuş. Sanki evde bir kalem kutusu fabrikası çalışıyor ama hiçbiri görevini yapmıyor gibi.

Sonra gözüm mutfakta biriken o bitmiş konserve kutularına takıldı. Bezelye kutusu, domates salçası kutusu, ton balığı... Atılacaklar listesindeydiler. Ama biliyor musunuz, içimde bir ses “Dur Zeynep, bir şeyler yapabilirsin bunlarla” dedi. O an, hem o dağılmış kalemlere çözüm bulacağımı hem de çöp olmaktan kurtaracağım bir sürü kutu olduğunu fark ettim. Kendi kendime "Neden olmasın?" dedim, hobi ruhum yine canlandı. İşte tam da bu noktada, hem çocuğunuzun masasını toparlayacak hem de evinizi yeşillendirecek harika bir fikrim var size.

Bugün sizinle bu bitmiş konserve kutularını nasıl rengarenk kalemliklere ve minik saksılara dönüştüreceğimizi adım adım konuşacağız. Korkmayın, öyle zor zanaatlar değil bunlar. Biraz boya, biraz kumaş, biraz da yaratıcılıkla neler yapabileceğimizi göreceğiz. Hatta isterseniz çocukları da dahil edebilirsiniz bu sürece. Hem eğlenceli hem de çok pratik çözümler sizi bekliyor.

Neden Bu Önemli?

Şimdi dürüst olalım, evde sürekli bir şeylerin dağınık olması, değil mi? Özellikle çocuklu evlerde. Bir de o "kesin işime yarar" diye biriktirdiğimiz ama sonra bir köşede unuttuğumuz eşyalar var. Konserve kutuları da onlardan biri. Çoğumuz kullanıp atıyoruz. Ama bir düşünsenize, bir kutunun ömrü ne kadar kısa aslında.

Ben de eskiden öyleydim. Her şeyi alırdım. O dağılmış kalemler için gidip plastik kalemlik alırdım, üç hafta sonra o da kırılırdı. Bitkilerimi koymak için küçük saksılar arardım, fiyatları bazen şaşırtırdı beni. Bir gün markette saksıların fiyatına bakarken düşündüm. Ayda ne kadar konserve kutusu boşaltıyorum ben? En az 10-15 tane. Peki bunları değerlendirmek yerine sürekli yenilerini almak ne kadar mantıklı? Cevap basitti: Hiç mantıklı değil.

Bu projeye başlamamdaki en büyük sebeplerden biri, hem bütçemize dost olması hem de çevreye katkı sağlamasıydı. Yani "geri dönüşüm" dediğimiz o kocaman kelimeyi hayatımızın küçücük bir parçasına sığdırmak. Her şeyi baştan sona kendin yapmanın, hem ruhunuza iyi geldiğini hem de cüzdanınızı rahatlattığını söylemeye gerek yok herhalde. Evde kendi ellerinizle ürettiğiniz bir şeyi görmek kadar güzel bir his var mı?

Bir de şu var: Bu projeleri yaparken çocuklar da çok eğleniyor. Benim küçük, boya fırçasını eline aldığı an kendini bir sanatçı gibi hissediyor. Hem yaratıcılıkları gelişiyor hem de atık malzemelerin tekrar kullanılabileceğini öğreniyorlar. Böylece küçücük yaşta geri dönüşümün önemini kavramaya başlıyorlar. Bu da benim için, bir anne olarak, paha biçilemez bir kazanım.

Daha ne olsun? Hem masanız düzenleniyor, hem evinize yeşil bir dokunuş katıyorsunuz, hem bütçenizi koruyorsunuz, hem de çocuklarınızla kaliteli zaman geçiriyorsunuz. Bence tam da bu yüzden, bu konserve kutuları projesi her kuruşuna değen bir çaba.

Temel Bilgiler: Konserveleri Hazırlama ve Malzemeler

Her güzel projenin temelinde sağlam bir hazırlık yatar. Konserve kutularını kullanmaya başlamadan önce, dikkat etmemiz gereken birkaç önemli nokta var. Korkmayın, öyle "uzay bilimi" falan değil bunlar, ama küçük detaylar büyük farklar yaratır.

Doğru Kutuyu Seçmek ve Temizlemek

Öncelikle her konserve kutusu bu iş için uygun değil. Genellikle domates salçası, bezelye, ton balığı gibi ürünlerin kutuları idealdir. Bunlar genelde orta boyutta ve silindir şeklindedirler. Dış yüzeyleri düz olduğu için boyamak veya kaplamak çok daha kolay olur. Hani şu köşeli veya girintili çıkıntılı kutularla uğraşmayın bence, zaten yeterince işimiz var.

Kutuları seçtikten sonra, içlerini güzelce boşaltıp yıkamak en önemli adım. Sakın üşenmeyin bu kısma! Yoksa kutunuzda kalan yemek artıkları sonradan kötü kokulara yol açabilir. Bulaşık süngeri ve biraz deterjanla içlerini iyice temizleyin. Benim tecrübelerime göre, bu aşamada sıcak su kullanmak hem etiketleri daha kolay çıkarmayı sağlıyor hem de yağ kalıntılarını daha iyi temizliyor.

Etiketleri çıkarmak bazen gerçekten inatçı olabiliyor. Ilık suda bekletmek veya biraz sabunlu suyla ovmak genellikle işe yarar. Eğer hala iz kaldıysa, bulaşık teli veya biraz cif gibi bir temizleyici kullanabilirsiniz. Ama dikkat edin, kutunun dış yüzeyini çok çizmemeye çalışın ki sonradan boya veya kaplama yaparken pürüzlü bir görüntü oluşmasın. Kurumaları için de ters çevirip bir süre bekletmeyi unutmayın. Nemli kalırlarsa, sonradan uygulayacağınız malzemeler iyi tutunmaz.

Güvenlik Önlemleri: Keskin Kenarlara Dikkat!

Ah, işte bu kısım gerçekten önemli. Konserve kutularının ağız kısımları, özellikle de eski tip açacaklarla açıldığında, gerçekten keskin olabilir. Benim başıma geldi, bir kere aceleyle bir kutuyu hazırlarken parmağımı kesmiştim. O yüzden asla ihmal etmeyin bu kısmı.

Eğer imkanınız varsa, güvenlik kapaklı açacaklardan kullanmaya çalışın. Onlar genelde kenarları düzgün ve keskin bırakmıyor. Yoksa, o zaman manuel olarak müdahale etmemiz gerekecek. İki ana yöntem var:

  • Zımparalama: Kutunun keskin kenarlarını ince zımpara kağıdıyla iyice zımparalayın. Bu, kenarları yumuşatacak ve olası kesiklerin önüne geçecektir. Ben genelde ıslak zımparalama yaparım, yani zımpara kağıdını biraz ıslatırım. Daha pürüzsüz bir sonuç veriyor gibi hissediyorum.
  • Kenar Bandı veya Kumaş: Eğer zımparalamakla uğraşmak istemiyorsanız, kutunun ağız kısmını kapatacak şekilde kalın bir kurdele, ip veya kumaş parçası yapıştırabilirsiniz. Bu hem güvenliği sağlar hem de kalemliğe veya saksıya dekoratif bir hava katar. Silikon tabancası bu iş için harika bir yapıştırıcı.

Çocuklarla birlikte yapacaksanız, bu aşamayı kesinlikle siz yapın. Onların minik parmakları keskin kenarlara karşı çok daha hassas. Güvenlik her şeyden önemli, değil mi?

İhtiyacımız Olan Malzemeler

Gelelim malzemeler listesine. Çoğu zaten evde olan şeylerdir, ekstra bir şeye para harcamanıza gerek kalmaz. Bu da projenin en güzel yanlarından biri.

  • Boş ve Temiz Konserve Kutuları: Ne kadar çok o kadar iyi, biliyorsunuz. Boyutları farklı farklı olsun ki kalemlik veya saksı kombinasyonlarınız daha ilgi çekici olsun.
  • Konserve Açacağı: Tercihen güvenlik kapaklı olanlardan.
  • İnce Zımpara Kağıdı: Kenarları pürüzsüzleştirmek için.
  • Astar Boya (isteğe bağlı): Özellikle koyu renkli veya parlak yüzeyli kutuları boyayacaksanız işinizi kolaylaştırır. Ben genelde eskitme boyaları kullanırım, onlar astar istemez.
  • Akrilik Boyalar: Rengarenk bir dünya yaratmak için birebir. Çocukların en sevdiği kısım bu zaten.
  • Fırçalar: Farklı boyutlarda fırçalar işinize yarar. Küçük detaylar için ince, geniş yüzeyler için kalın.
  • Sprey Vernik veya Su Bazlı Vernik: Yaptıklarınızın ömrünü uzatmak ve suya dayanıklılık katmak için. Özellikle saksılar için olmazsa olmaz.
  • Yapıştırıcı: Silikon tabancası, japon yapıştırıcısı veya ahşap tutkalı gibi. Kumaş veya ip yapıştırmak için.
  • Dekoratif Malzemeler: Kumaş parçaları, ip, kurdeleler, düğmeler, boncuklar, stickerlar... Eline ne geçerse. Benim evde bir sürü eski kumaş parçası var, onları değerlendiriyorum.
  • Makas veya Falçata: Kumaş kesmek veya diğer detaylar için.
  • Matkap (saksı için): Altına delik açmak için. Minik bir uç yeterli.

Gördüğünüz gibi, çoğu malzeme zaten evde vardır. Önemli olan yaratıcılığınızı kullanmak ve elinizdekilerle en iyisini yapmaya çalışmak. Hazırlık tamam, şimdi gelelim asıl eğlenceli kısma!

Nasıl Yapılır: Kalemlik ve Saksı Adım Adım

Şimdi en sevdiğim kısımdayız: Yaratma süreci! Bu adımları uygularken acele etmeyin, her aşamanın keyfini çıkarın. Unutmayın, önemli olan mükemmeliyet değil, kendi el emeğinizin tadını çıkarmak.

Adım 1: Konserveleri Hazırlama

Evet, bu konuya yukarıda değindim ama tekrar etmeden geçemeyeceğim çünkü gerçekten çok önemli. Kutuların tamamen temiz ve kuru olması gerekiyor. Eğer içinde nem kalırsa, boya kabarcık yapabilir veya yapıştırıcı iyi tutunmayabilir. Bir gece bekletmek en iyisi. Benim gibi sabırsızsanız, bir fön makinesiyle de kurutabilirsiniz ama her yerinin kuruduğundan emin olun.

Kenarların pürüzsüz olduğundan emin olmak için mutlaka bir kez daha kontrol edin. İnce zımpara kağıdıyla keskin kalan yerleri güzelce zımparalayın. Bu, hem sizin hem de kalemliği kullanacak çocuğunuzun güvenliği için hayati. O ince bir çizgi, biliyorum. Tamamen pürüzsüz olmasına gerek yok, ama parmağınızı gezdirdiğinizde takılmaması yeterli.

Adım 2: Zemin Oluşturma (Astar ve İlk Kat Boya)

Eğer kutunuzun orijinal rengi koyuysa veya üzerindeki yazılar hala görünüyorsa, bir astar kat atmanız işinizi çok kolaylaştırır. Beyaz akrilik boya da astar görevi görebilir. Bu, uygulayacağınız diğer renklerin daha canlı görünmesini sağlar ve daha az boya harcamanıza yardımcı olur. Astarı uyguladıktan sonra, tamamen kurumasını bekleyin. Genellikle 1-2 saat yeterli olur ama hava durumuna ve boyanın kalınlığına göre değişebilir.

Bu aşamayı atlamak da mümkün tabii. Eğer mat bir boya kullanacaksanız veya kutunun orijinal metalik görüntüsünü bozmak istemiyorsanız, direkt ana rengi uygulayabilirsiniz. Benim favorim mat akrilik boyalar. Onlar genelde tek katta bile iyi kapatıcılık sağlıyorlar. Ama ne olursa olsun, ilk katı ince sürmek önemli. Kalın sürerseniz dalgalı durabilir veya kuruması çok uzun sürebilir.

Adım 3: Boyama ve Süsleme (Kalemlik İçin)

İşte yaratıcılığınızı konuşturacağınız kısım! Kutularınızı istediğiniz renklere boyayabilirsiniz. İster tek renk, ister rengarenk desenler. Noktalar, çizgiler, geometrik şekiller... Hayal gücünüze kalmış. Çocuklarla yapıyorsanız, bırakın özgürce boyasınlar. Bazen en "yanlış" görünen şeyler en güzel tasarımlara dönüşebiliyor.

Boyanın ilk katı kuruduktan sonra, ikinci bir kat uygulayarak daha tok bir renk elde edebilirsiniz. Sonra sıra süslemeye gelir:

  • Kumaş Kaplama: Sevdiğiniz bir kumaş parçasını kutunun etrafına silikon tabancasıyla yapıştırın. Kenarları içeri kıvırarak daha düzgün bir görünüm elde edebilirsiniz. Eski bir gömlek veya çarşaf bile harika durabilir.
  • İp veya Yün Sargısı: Kutuya ince ip veya yün sararak rustik bir hava katabilirsiniz. İpin başlangıç ve bitiş noktalarını yapıştırıcıyla sabitlemeyi unutmayın. Benim favorim jüt ipi, çok doğal duruyor.
  • Düğme ve Boncuk Detayları: Boyanmış veya kaplanmış kutuların üzerine düğmeler, boncuklar veya pullar yapıştırarak kişisel dokunuşlar ekleyin. Eski bir gömleğin düğmeleri, bir zamanlar benim için büyük bir hazine olmuştu.
  • Desen Çizme: Eğer eliniz yatkınsa, ince bir fırçayla veya marker kalemle üzerine desenler, harfler veya isimler çizebilirsiniz. Çocuğunuzun adını yazmak veya en sevdiği hayvan figürünü çizmek hoş bir detay olacaktır.

Bu aşamada acele etmeyin. Her katmanın, her yapıştırmanın iyice kuruduğundan emin olun. Yoksa emekleriniz boşa gidebilir.

Adım 4: İç Mekan Düzenlemesi (Kalemlik İçin)

Tek bir kutuyu kalemlik olarak kullanmak elbette mümkün. Ama ben genelde birkaç kutuyu bir araya getirmeyi seviyorum. Hem daha şık duruyor hem de kalem, makas, silgi gibi farklı boyutlardaki eşyaları ayırmak daha kolay oluyor.

Bunun için kutuları yan yana veya farklı yüksekliklerde olacak şekilde birleştirip birbirine yapıştırabilirsiniz. Büyük bir kutunun içine daha küçük kutular yerleştirerek bölmeler oluşturmak da bir başka yöntem. Hani şu hobi marketlerde satılan kalemlik organizatörleri gibi oluyorlar. Ama bedavaya! Böylece her şeyin kendine ait bir yeri olur ve çocuğunuzun masası her zaman daha düzenli kalır. Ya da en azından, daha az dağınık olur diyelim. Benim oğlumun masası bir süre düzenli durur, sonra yine yaratıcılık kurbanı olur.

Adım 5: Saksı İçin Hazırlık ve Süsleme

Saksı olarak kullanacağımız kutular için en önemli kısım: Drenaj delikleri! Eğer bitkiniz suyun içinde kalırsa, kökleri çürür ve ölür. Bu yüzden kutunun altına bir veya iki delik açmanız şart. Küçük bir matkap ucuyla metalde kolayca delik açabilirsiniz. Benim gibi matkap konusunda acemiyseniz, küçük bir çivi ve çekiç de işinizi görecektir ama dikkatli olun. Mutlaka bir tahta parçasının üzerinde yapın bu işlemi.

Delikleri açtıktan sonra, kutunun içini suya karşı daha dayanıklı hale getirmek için bir kat vernik sürebilirsiniz. Sprey vernik veya su bazlı vernikler bu iş için uygun. Özellikle iç kısmına uygulanan vernik, kutunun metalinin zamanla paslanmasını önleyecektir. Bu sayede saksınızın ömrü çok daha uzun olur. Benim ilk yaptığım saksı paslanmıştı, acı tecrübeyle öğrendim bu vernik işini.

Süsleme kısmı kalemliklerle aynı mantıkta. İster boya, ister kumaş, ister ip... Hatta sadece vernikleyip metalin doğal görünümünü korumak da çok modern durabiliyor. Tercih sizin. Unutmayın, bu sizin eseriniz!

Adım 6: Bitki Ekleme

Kutunuzu saksıya dönüştürdükten sonra sıra bitki seçimine gelir. Küçük boyuttaki sukulentler, kaktüsler, veya minik salon bitkileri bu kutular için idealdir. Toprağını ekleyip bitkinizi nazikçe yerleştirin. İlk suyu verirken abartmayın, toprağın nemli olması yeterli. Zaten altta drenaj deliği olduğu için fazla su dışarı akacaktır. O yüzden saksınızın altına küçük bir tabak koymayı unutmayın.

Bu minik saksılar mutfak penceresinde, çalışma masasında veya banyo rafında harika duruyorlar. Evinize hem doğal bir güzellik katıyorlar hem de o boş konserve kutusunun ne kadar işlevsel olabileceğini gösteriyorlar. Her sabah kahvemi içerken o minik sukulentlere bakmak bile ruhuma iyi geliyor. Küçük bir dokunuş ama büyük bir etki.

Kalıcı Hale Getirmek ve Sık Yapılan Hatalar

Her hobide olduğu gibi, konserve kutularıyla çalışırken de bazı zorluklarla karşılaşabiliriz. Bazen boya istediğimiz gibi durmaz, bazen yapıştırıcı tutmaz. Ama önemli olan, bu hatalardan ders çıkarmak ve bir dahaki sefere daha iyisini yapmak.

Sık Yapılan Hatalar ve Çözümleri

  • Kutuları İyi Temizlememek: Az önce de söyledim, bu en temel hata. Kutuda kalan yemek artıkları koku yapar, böcekleri çeker ve boyanın iyi tutunmasını engeller. Çözüm: Sabunlu suyla güzelce yıkayın ve iyice kurulayın. Gerekirse bir fırça kullanın.
  • Keskin Kenarları Zımparalamamak: Güvenlik riski oluşturur. Özellikle çocuklar için çok tehlikeli. Çözüm: İnce zımpara kağıdıyla kenarları iyice zımparalayın veya dekoratif bir bant/kumaşla kapatın. Benim parmağıma ne olduğunu unutmayın!
  • Saksı Altına Delik Açmayı Unutmak: Bitkilerinizin köklerinin çürümesine neden olur. Çözüm: Mutlaka bir matkap veya çiviyle birkaç drenaj deliği açın. Bu gerçekten çok önemli bir adım.
  • Vernik Kullanmamak (Özellikle Saksılar İçin): Metal zamanla paslanabilir ve boya dökülebilir. Çözüm: Özellikle saksı olarak kullanacaksanız, kutunun içini ve dışını suya dayanıklı bir vernikle kaplayın. Sprey vernikler bu iş için çok pratik.
  • Acele Etmek: Boya kurumadan ikinci katı sürmek, yapıştırıcı kurumadan diğer aşamaya geçmek, projenizin kalitesini düşürür. Çözüm: Her aşamada yeterince bekleme süresi tanıyın. Sabır, bu işin anahtarı. Benim gibi sabırsız bir anne için bu bazen zor oluyor ama sonuç gerçekten değiyor.
  • Çocukları Gözetimsiz Bırakmak: Boyalar, makaslar, keskin kenarlar... Küçükler için her an bir macera olabilir. Çözüm: Onları projeye dahil edin ama güvenliklerini daima ön planda tutun. Makas veya boya kullanımında yanlarında olun.
Küçük bir hata, büyük bir öğrenme deneyimidir. El işi dediğin biraz da deneme yanılma işidir. Önemli olan, pes etmemek. ❤️

Bu hatalardan kaçınarak, konserve kutusu projelerinizin hem daha güvenli hem de daha dayanıklı olmasını sağlayabilirsiniz. Unutmayın, her proje biraz zaman ve sabır gerektirir. Ama sonunda ortaya çıkan o el emeği göz nuru eser, tüm yorgunluğunuzu unutturur.

Sık Sorulan Sorular

Konservelerin kenarları keskin olmaz mı?

Evet, özellikle eski tip açacaklarla açılan kutuların kenarları keskin olabilir. Bu yüzden projeye başlamadan önce ince zımpara kağıdıyla bu kenarları güzelce zımparalamanız çok önemli. Dilerseniz kalın bir kurdele ya da iple de o kısımları kapatıp hem dekoratif hem güvenli hale getirebilirsiniz. Güvenlik öncelik olmalı.

Bu projeler çocuklar için uygun mu?

Kesinlikle uygun! Hatta çok da keyifli. Ancak konservelerin keskin kenarlarını zımparalama gibi güvenlikle ilgili adımları bir yetişkinin yapması gerekir. Boyama ve süsleme aşamalarında çocuklara tam özgürlük verebilirsiniz. Bu, onların el becerilerini ve yaratıcılıklarını geliştirmeleri için harika bir fırsat.

Hangi tür boyaları kullanmalıyım?

Akrilik boyalar bu tür metal yüzeyler için en uygun olanlardır. Su bazlı olmaları sayesinde kolayca temizlenirler ve hızlı kururlar. Eğer parlak bir yüzey istiyorsanız sprey boyaları da tercih edebilirsiniz. Saksı olarak kullanacaksanız, boyadıktan sonra mutlaka su bazlı bir vernik ile sabitlemenizi öneririm ki suya dayanıklı olsun.

Saksı olarak kullanırken su sızdırır mı?

Eğer kutunun altına drenaj delikleri açar ve içini suya dayanıklı bir vernik ile kaplarsanız, su sızdırma ihtimali oldukça düşer. Yine de tedbirli olmak adına altına küçük bir tabak veya altlık koymak en iyisi. Böylece evinizdeki eşyalar da zarar görmemiş olur. Benim tecrübelerime göre, kaliteli bir vernik bu sorunu tamamen ortadan kaldırıyor.

Bu projeler ne kadar sürer?

Tek bir kalemlik veya saksı için hazırlık ve boyama kısmı yaklaşık 1-2 saat sürer. Ama boyaların kuruma süreleri ve vernikleme aşamalarını da hesaba katınca, bir projeyi tamamlamak ortalama 3-4 saatinizi alabilir. Tabi birkaç tane yapacaksanız bu süre uzar. Ben genelde akşam çocukları uyuttuktan sonra bir saat kadar uğraşırım. Acele etmeyin, keyfini çıkarın.

Gerçekten evdeki dağınıklığı azaltmaya yardımcı olur mu?

Evet, kesinlikle! Benim evimde kalemler, makaslar, boyalar her yerdeydi. Bu kalemlikler sayesinde her şeyin kendine ait bir yeri oldu. Görsel olarak da düzenli durduğu için insanın içini ferahlatıyor. Küçük adımlarla büyük farklar yaratabilirsiniz. Bir bakın etrafınıza, kaç tane kalemlik veya saksıya ihtiyacınız var? Çoğunu bu şekilde çözebilirsiniz.

Bu projelerin maliyeti ne kadar?

Maliyet neredeyse sıfır! Kutular zaten atık malzemeler. Boya ve yapıştırıcı gibi malzemeleriniz de büyük ihtimalle evde vardır. Yoksa bile, hobi marketlerde veya kırtasiyelerde uygun fiyatlı ürünler bulabilirsiniz. Ben ayda ortalama 20-30 TL gibi bir bütçeyle bir sürü proje yapıyorum. En güzeli de bu zaten, değil mi? Hem yaratıcı hem de ekonomik.

Sonuç

Bakın, ne kadar basit bir fikirle, o çöp olacak konserve kutularını nasıl da faydalı ve güzel eşyalara dönüştürdük. Kendi ellerinizle bir şeyler yaratmanın verdiği o mutluluk hissi, emin olun hiçbir marketten satın aldığınız hazır ürünle kıyaslanamaz.

Unutmayın, önemli olan mükemmel sonuçlar elde etmek değil. Önemli olan, o yaratma sürecinin keyfini çıkarmak, evdeki atıkları değerlendirmek ve belki de çocuklarınızla birlikte unutulmaz anılar biriktirmek. Hadi o zaman, mutfağınızdaki boş konserve kutularına bir şans verin. İnanın bana, bu küçük adımlar, hem evinize hem de ruhunuza büyük bir güzellik katacak. Küçükten başlayın, gerisi gelir. Biliyorum, siz başarırsınız! 🌸

Zeynep Şahin
Yazan

Zeynep Şahin

İstanbul'da yaşayan iki çocuk annesi. 2018'den beri evde hobi projeleri yapıyorum ve öğrendiklerimi burada paylaşıyorum. Karton, keçe, ahşap - elime ne geçerse bir şeyler üretmeye çalışırım. Çocuklarım en büyük ilham kaynağım.