Sudoku Çözme Teknikleri Başlangıçtan İleri Seviyeye Rehber
Sudoku Çözme Teknikleri Başlangıçtan İleri Seviyeye Rehber
Dürüst olacağım. Bazen öğleden sonra, çocukların ikisi birden uyuduğunda, o evin sessizliğinde sadece bir beş dakika kendime kalmak istiyorum.
O anlarda ne örgü ne boya ne ahşap... Tek istediğim beynimi biraz susturmak, ama tamamen kapatmak değil. İşte tam o zaman Sudoku imdadıma yetişiyor.
Bilirsin, annelik tam zamanlı bir iş. Sürekli bir şeyler planla, hallet, düşün... Bazen o kadar yoruluyorum ki, en basit şeyi bile yapasım gelmiyor.
Bir de üstüne "zamanını verimli kullan" baskısı var, değil mi?
İşte tam da bu yüzden Sudoku benim için bir kaçış kapısı oldu. Hem zihnimi dinlendiriyor hem de o 'işe yarar bir şeyler yapma' hissini veriyor.
Hem de öyle karmaşık aletler, edevatlar gerektirmiyor. Sadece bir kalem ve kağıt.
Bugün sana Sudoku'ya nasıl başladığımı, nerede takıldığımı, hangi tekniklerle yol aldığımı anlatacağım. Çünkü inan bana, ben yapabildiysem sen de yaparsın. ❤️
Başlangıçtan itibaren hangi adımları izleyebilirsin, hangi yollar seni zorlamadan ilerletir, hepsini samimi bir şekilde paylaşacağım.
Neden Bu Önemli
Şimdi diyeceksin ki, "Zeynep, iki çocukla evde bir sürü iş var, bir de Sudoku mu çözeceğim?" Haklısın, sonuna kadar haklısın.
Geçen hafta küçük olanın 40 derece ateşi vardı. İki gün uyumadım desem yeridir. O yorgunlukla bulaşıkları yıkadım, çamaşırları astım, yemek yaptım.
Akşam 9 oldu, çocuklar nihayet uyudu. Benim pil bitmiş, ama zihnim dönüyor hala.
"Yarın ne yapsam, okula ne koysam, ayşe'nin arkadaşının doğum günü hediyesi..." Durmuyor. O zaman fark ettim ki, bu zihin gürültüsünü susturacak bir şeye ihtiyacım var.
Sudoku işte tam da bunu yapıyor. Sayılara odaklanınca, o günlük telaş bir anlığına kenara çekiliyor.
Tamamen o kutucuklara yoğunlaşıyorsun. Bu, aslında bir tür meditasyon gibi. Zihnini boşaltıyor, sana sakin bir alan yaratıyor.
Üstelik, küçük zaferler kazanmak insana iyi geliyor. Zor bir Sudoku'yu bitirdiğinde hissettiğin o tatmin duygusu var ya, paha biçilemez.
Kendine güvenin artıyor, "Ben bunu da yapabildim!" diyorsun.
Bazen kendime ayıracak öyle çok vaktim olmuyor. Ama 15-20 dakika bile olsa, bir bulmacanın başına oturmak, bana gerçekten iyi geliyor.
Bu, anneliğin getirdiği o bitmek bilmeyen sorumluluklar arasında minik bir nefes alma molası gibi.
Hem bak, zihnini aktif tutmak da önemli. Yaş ilerledikçe, malum, beyin egzersizi şart. Ama ders çalışmak gibi gelmiyor, eğlenceli.
Benim için ayda 200 TL'ye aldığım o dergiler, terapi gibi. Gerçekten de, bazen bir terapistten daha çok işe yarıyor. Gülme, gerçek!
Sudoku'nun Temel Taşları: Nasıl Oynanır?
Şimdi gelelim işin temeline. Belki daha önce denedin, belki de sadece uzaktan baktın. Hiç fark etmez.
Temelini bilmeden ileri gitmek zor, biliyorum.
Sudoku, aslında çok basit kuralları olan bir sayı yerleştirme bulmacası. 9x9 boyutunda bir kareli zemin düşün.
Bu zemin de kendi içinde 3x3'lük 9 tane daha küçük kutuya ayrılmış oluyor. Yani toplamda 81 tane hücre var.
Sudoku'nun Altın Kuralları
Gelelim o üç sihirli kurala. Bunlar olmadan Sudoku diye bir şey olmaz.
- Her Satır: Her satırda, 1'den 9'a kadar olan sayılar sadece birer kez bulunmalı. Yani aynı satırda iki tane 7 olamaz. Çok basit, değil mi?
- Her Sütun: Aynı şekilde, her sütunda da 1'den 9'a kadar olan sayılar sadece birer kez bulunmalı. Bir sütunu yukarıdan aşağıya taradığında, her sayıyı tek görmelisin.
- Her 3x3 Kutu (Blok): Ve gelelim en çok karışana. O 9 tane büyük kutucuk var ya, işte onların her birinde de 1'den 9'a kadar olan sayılar sadece birer kez olmalı. Yani bir blokta iki tane 3 göremezsin.
İşte hepsi bu kadar. Kural setimiz bu kadar kısa. Ama bu basit kurallarla öyle karmaşık bulmacalar çıkıyor ki bazen inanamıyorsun.
İlk başladığımda kuraları sürekli unutuyordum. Bir bakmışım, aynı sütunda iki tane 5 yazmışım!
Sil sil, baştan. Kim bilir kaç tane silgi bitirdim öyle. O hissi bilirsin değil mi? "Nerede hata yaptım şimdi?" diye söylenirsin.
Ama merak etme, zamanla gözün alışıyor. Beynin otomatik olarak taramaya başlıyor.
Tıpkı çocukların oyuncaklarını toplarken gözünün en dağınık köşeye gitmesi gibi.
Şimdi bu kuralları kafana yazdıysak, yavaş yavaş nasıl çözmeye başlayacağımıza geçebiliriz.
Başlangıç Seviyesi Teknikleri: Adım Adım İlerle
Herkes bir yerden başlıyor. Ben de ilk Sudoku kitabımı aldığımda öylece bakmıştım. Nereden başlayacağımı bilemiyordum.
Sanki dev bir labirentin ortasındaydım.
Ama sonra fark ettim ki, küçük adımlarla başlarsak, o koca labirent bile çözülebiliyor. Tıpkı evdeki o dağınıklık gibi; tek tek ele alınca bitiyor.
İşte benim en çok kullandığım ve yeni başlayanlara da tavsiye ettiğim ilk adımlar.
Adım 1: Tekli Adayları Bulmak (Scanning)
Bu, Sudoku çözmeye başlarken yapacağın ilk ve en önemli şey. Tüm bulmacayı bir gözden geçiriyorsun.
Amacımız, herhangi bir satır, sütun veya 3x3'lük kutucukta sadece tek bir yere gelebilecek sayıları bulmak.
Mesela, bir satırda 1'den 9'a kadar olan sayılar içinde sadece 5 eksik. O satırdaki boş hücreye direkt 5 yazabilirsin, çünkü başka şansı yok.
Bu tekli adaylar, Sudoku'nun en kolay hediyeleri. Onları bulmak, sana ilk motivasyonu verecek ve bulmacaya başlamanın o stresini alacak.
Adım 2: Çapraz Tarama (Cross-hatching)
Bu, birinci adımdan biraz daha fazlası. Şimdi beynimizi üç boyutlu düşünmeye zorlayacağız. Korkma, kulağa geldiği kadar zor değil.
Belli bir sayıyı ele al. Mesela 1 sayısını. Şimdi ızgarada bütün 1'lerin olduğu satırları ve sütunları hayalinde karart.
Daha sonra boş bir 3x3'lük bloğa bak. Bu blokta nereye 1 gelebilir? O kararttığın satır ve sütunlar, 1'in gelemeyeceği yerleri gösteriyor.
Eğer geriye sadece bir boş hücre kalıyorsa, işte o hücreye 1'i yapıştır gitsin! Çok keyifli bir an bu, yemin ederim.
Bunu her sayı için tek tek dene. Bir yerden sonra gözün o kadar alışacak ki, tıkır tıkır ilerleyeceksin.
Tıpkı çocukların eşyalarını yerleştirirken hangi kutuya neyin ait olduğunu hemen anlaman gibi.
Adım 3: Aday Sayıları Not Etmek (Pencil Marks)
Şimdi işler biraz daha derinleşiyor. Eğer kolay tekli adayları ve çapraz taramayla bulduklarını bitirdiysen, boş hücreler için potansiyel sayıları not etmeye başlamalısın.
Buna "aday sayıları" denir. Her boş hücrenin içine, o hücreye hangi sayıların gelebileceğini küçük küçük yazıyorsun.
Mesela, bir hücreye 1, 3, 7 gelebilir. Hepsini küçük puntolarla o hücrenin içine yaz. Bunu bütün boş hücreler için yap.
Evet, kabul ediyorum. İlk başta biraz zahmetli ve uzun geliyor. Sanki o küçücük kağıda bir sürü şey tıkıştırıyormuşsun gibi.
Ama inan bana, bu adım ileri seviye tekniklerin kapısını açacak anahtar. O küçücük notlar, bize çok büyük ipuçları verecek.
Benim en çok hata yaptığım yer burasıydı. Üşeniyordum başta. Sonra fark ettim ki, üşendiğim için daha çok zaman kaybediyordum.
Şimdi her şeyi yazıyorum, elimin altından çıksın.
Adım 4: Gizli Teklileri Bulmak (Hidden Singles)
Aday sayılarını yazdın, değil mi? İşte şimdi o notlar devreye giriyor.
Gizli tekli, bir satır, sütun veya 3x3'lük kutu içinde, belirli bir sayının gelebileceği tek bir hücre olduğunda ortaya çıkar.
Yani, diğer aday sayıların arasında o sayı "gizlenmiş" oluyor.
Şöyle düşün: Bir 3x3'lük bloktasın. Boş hücrelerin içine yazdığın aday sayılara bakıyorsun. Bakıyorsun ki, mesela "4" sayısı sadece bir tane hücrenin aday listesinde var.
İşte o hücreye direkt 4 yazabilirsin!
Çünkü o 3x3'lük blokta 4'ün gelebileceği tek yer orası. Diğer hücrelerde 4 aday olarak bile görünmüyor.
Bu teknik, Sudoku'da bir dönüm noktasıdır. Onu keşfettiğinde "Aaa, demek böyle de oluyormuş!" diyeceksin. Bu, zor Sudoku'larda tıkandığında sana nefes aldıracak bir yöntem.
Adım 5: Çıplak Çiftler ve Üçlüler (Naked Pairs/Triples)
Bu isimler biraz garip gelebilir, ama mantığı çok basit. Yine aday sayılarına bakıyoruz.
Çıplak Çiftler: Bir satır, sütun veya 3x3'lük bir kutu içinde, sadece iki boş hücre düşün. Bu iki hücrenin aday sayıları da aynı ve sadece iki sayıdan oluşuyor.
Mesela, iki hücrede de sadece "2, 5" aday olarak yazıyor. Başka hiçbir sayı yok. Bu durumda, 2 ve 5'in bu iki hücreden başka bir yere gelemeyeceğini anlarız.
Bu da ne işimize yarar? O satır, sütun veya kutudaki diğer hücrelerin aday listesinden 2 ve 5'i silebiliriz! Çünkü onlar zaten kendi yerlerini bulmuş gibi oldu.
Çıplak Üçlüler: Mantık aynı. Üç boş hücre düşün. Bu üç hücrenin aday sayıları toplamda sadece üç sayıdan oluşuyor.
Mesela, hücre 1'de "1, 2, 3", hücre 2'de "1, 2", hücre 3'te "1, 3" olabilir.
Bu üç sayı (1, 2, 3) bu üç hücrede konumlanmak zorunda. O zaman yine o satır, sütun veya kutudaki diğer hücrelerin aday listesinden 1, 2, 3'ü silebiliriz.
Bu teknikler Sudoku'yu temizlemene ve aday listelerini kısaltmana çok yardımcı olur. Tıpkı çocukların oyuncak sepetini boşaltıp sadece gerçekten oynadıklarını bırakmak gibi.
Adım 6: Gizli Çiftler ve Üçlüler (Hidden Pairs/Triples)
Bu da Çıplak Çiftler/Üçlüler'in biraz daha sinsi versiyonu diyelim. Yine aday listelerine bakıyoruz.
Gizli Çiftler: Bir satır, sütun veya 3x3'lük bir kutu içinde, iki sayı düşün (mesela 3 ve 8). Bu 3 ve 8 sayılarının, o satır/sütun/kutuda sadece belirli iki hücrede aday olarak göründüğünü fark ediyorsun.
Diğer aday sayıların arasında gizlenmişler. Yani, o iki hücrenin aday listesinde "3, 8" dışında başka sayılar da olabilir (mesela "1, 3, 5, 8").
Ama 3 ve 8, sadece o iki hücrede aday olarak var. Bu durumda, o iki hücrenin diğer tüm aday sayılarını silebiliriz! Geriye sadece 3 ve 8 kalır. Çok havalı değil mi?
Gizli Üçlüler: Aynı mantık. Üç sayı (mesela 1, 5, 9) sadece belirli üç hücrede aday olarak görünüyorsa, o üç hücrenin aday listesindeki diğer tüm sayıları temizleyebiliriz.
Bu teknikler biraz daha dikkat istiyor. Gözün iyice alışması lazım. Benim ilk zamanlar bunları fark etmem çok uzun sürüyordu.
"Acaba gözümden mi kaçıyor?" diye defalarca kontrol ederdim. Çok normal, kimse doğuştan Sudoku uzmanı olmuyor. Pratikle gelişiyor her şey.
Adım 7: İşaretleme (Pointing Pairs/Triples - Claiming)
Bu teknik, bir blok içindeki sayıların satır veya sütun üzerindeki etkileşimini kullanır.
Diyelim ki, bir 3x3'lük bloktasın. Bu blokta 6 sayısının gelebileceği tek iki hücre var ve bu iki hücre de aynı satır üzerinde bulunuyor.
O zaman o satırın geri kalanındaki hücrelere 6 gelemeyeceğini kesin olarak söyleyebiliriz. Çünkü 6'nın yeri o blok içinde zaten o satıra sabitlendi.
Aynı mantık sütunlar için de geçerli. Eğer bir bloktaki bir sayının tüm adayları aynı sütundaysa, o sütunun geri kalanındaki hücrelerden o sayıyı silebiliriz.
Bu da yine aday listelerini inceltmek için harika bir yöntem. Tıpkı çocukların oyuncaklarını bölümlere ayırmak gibi. Araba tekerleği lego kutusunda olmaz, değil mi?
Sudoku'yu Kalıcı Hale Getirmek ve Sık Yapılan Hatalar
Sudoku çözmeye başladığında, bazen çok hızlı ilerlersin, bazen de bir duvara çarpmış gibi hissedersin. Bu çok normal.
Ben bile defalarca "Off, bu Sudoku da çözülmez ki!" deyip kenara attım. Ama sonra bir bakmışım, çocuklar uyumuş, tekrar elime almışım.
En Çok Yaptığım Hatalar (ve Sen Yapma Diye)
- Acele Etmek: En büyük hata! Hızlıca sayıları yazmaya çalışmak, gözden kaçan detaylara ve yanlışlara yol açıyor. Sakin ol. O 90'larda sevdiğimiz yavaş şarkılar gibi, tadını çıkar.
- Aday Sayılarını Yazmamak: Yukarıda da dediğim gibi, buna üşenen çok olur. Ama ileri seviye bulmacalarda aday sayıları olmadan ilerlemek neredeyse imkansız. Not almaktan çekinme, silgi dostun olsun.
- Kontrol Etmemek: Bir sayı yazdın, "Kesin doğru!" dedin. Ama kontrol etmedin. Birkaç adım sonra fark ettin ki baştan hata yapmışsın. O zaman tüm bulmacayı sil baştan yapmak zorunda kalırsın. Tecrübeyle sabit, sinir bozucu.
- Sıkışınca Bırakmamak: Bazen bulmaca seni yorar. Gözlerin bulanır, sayılar birbirine karışır. İşte o zaman bırak. Gerçekten. Kalk, bir çay yap kendine, çocukların odasını topla, ne bileyim. Sonra geri döndüğünde, beynin dinlenmiş olacak ve o gizli sayıyı anında göreceksin. Sanki sihir gibi.
- Tek Bir Tekniğe Takılı Kalmak: İlk başta tekli adayları bulmak çok hoşuna gider. Ama her Sudoku'da bu yeterli olmaz. Farklı teknikleri denemekten ve karıştırmaktan çekinme. Esnek olmak önemli.
Bazen en iyi Sudoku çözme tekniği, biraz ara vermek ve temiz bir zihinle geri dönmektir.
Unutma, her bulmaca yeni bir öğrenme. Tıpkı çocuklarımızla yaşadığımız her gün gibi.
Bir gün her şey yolunda gider, diğer gün bir krizi yönetirsin. Ama sonunda, yine de bir şeyler öğrenirsin.
Sudoku'yu bir performans gibi görme. Bir hobi bu. Stresini atmak, zihnini meşgul etmek için bir yol. Eğlenmene bak!
Sık Sorulan Sorular
Sudoku çözerken takılırsam ne yapmalıyım?
Takılmak çok normal, hatta Sudoku'nun bir parçası. İlk tavsiyem, bulmacayı bir süreliğine bırakmak. Gerçekten, 15-20 dakika bile olsa başka bir şeyle ilgilenmek beynini dinlendirecektir.
Ben genellikle o arada yarım kalan çamaşırları katlarım ya da çocukların masadan bıraktığı oyuncakları toplarım. Geri döndüğünde, daha önce gözünden kaçan bir detayı yakalama ihtimalin çok yüksek oluyor.
Yeni başlayanlar için hangi Sudoku teknikleri en iyisidir?
Kesinlikle ilk olarak "Tekli Adayları Bulma" ve "Çapraz Tarama" tekniklerine odaklanmalısın. Bunlar en temel ve en kolay fark edilebilir olanlar.
Ardından "Aday Sayılarını Not Etme" pratiği yapmaya başla. Bu, ileriki adımlar için temel oluşturacak ve seni daha zor bulmacalara hazırlayacak.
Sudoku çözmek zeka geliştirir mi?
Araştırmalar, Sudoku gibi mantık bulmacalarının beyin sağlığına iyi geldiğini söylüyor. Özellikle problem çözme, mantık yürütme ve hafıza becerilerini geliştirdiğine inanılıyor.
Ben kendi adıma, günlük hayattaki o küçük detayları daha kolay fark ettiğimi, daha odaklanmış olduğumu söyleyebilirim. Sanki beynim daha keskinleşiyor, bu da çocukların bitmek bilmeyen "Anne, bu ne?" sorularına daha yaratıcı cevaplar vermeme yarıyor.
Bir Sudoku ne kadar sürede çözülmeli?
Bunun bir kuralı yok, gerçekten. Ben bazen kolay bir bulmacayı 10 dakikada bitiririm, bazen zor bir tanesi için iki üç gün ayırırım.
Hatta bazen yarım bırakıp unuturum bile. Önemli olan süre değil, sürecin tadını çıkarmak. Kendini başkalarıyla kıyaslama, bu bir yarış değil.
Senin için keyifli bir mola olması yeterli. Çocukların oyuncak toplaması gibi, önemli olan bitirmesi, ne kadar sürede bitirdiği değil.
Sudoku çözerken hata yapmaktan nasıl kaçınabilirim?
Hata yapmaktan tamamen kaçınmak imkansız. Ama minimize etmek için en iyi yol, her sayı yerleştirdiğinde küçük bir kontrol yapmaktır.
Yani, bir sayıyı bir hücreye yazdığında, o sayının o satırda, sütunda ve 3x3'lük blokta tekrar etmediğinden emin ol. Aday sayılarını düzenli ve doğru bir şekilde not etmek de hataları baştan önlemene yardımcı olur.
Ve evet, bir hata yaptığında panikleme. Silgi icat edildi, değil mi? Benim elimde hep bir kalem ve kocaman bir silgi seti hazır bulunur.
Çocuklarla Sudoku oynayabilir miyim?
Kesinlikle! Hatta çok eğlenceli olabilir. Küçük çocuklar için 4x4 veya 6x6 boyutunda, hayvan figürleri veya renklerle basitleştirilmiş Sudoku'lar var.
Benim büyük kızım (7 yaşında) rakamları olan basit 4x4'lük olanları çözmeye bayılıyor. Bu hem onların mantık yürütme becerilerini geliştiriyor hem de onlarla kaliteli zaman geçirmemizi sağlıyor. Beraber bir şeyler başarmak paha biçilmez.
Sudoku çözerken sıkılırsam ne yapmalıyım?
Her hobide olduğu gibi Sudoku'da da bazen sıkılabilirsin. Bu gayet insani.
Eğer sıkıldığını hissediyorsan, zorluk seviyesini değiştir. Belki hep aynı zorlukta çözüyorsun, daha kolay veya daha zor bir bulmaca dene.
Ya da bir süreliğine ara verip başka bir hobiye odaklan. Benim gibi bir karton kutudan çocuklara kale yapabilirsin mesela.
Dönüp geldiğinde, Sudoku tekrar daha çekici hale gelecektir. Kendini zorlama, hobi dediğin şey keyif vermeli.
Sonuç
Sudoku, bana göre sadece bir sayı bulmacası değil. O, yoğun geçen günlerin arasında, zihne açılan küçük bir pencere.
O, kendimize ayırdığımız o kısacık zamanları anlamlı kılan küçük bir kaçamak.
Kabul edelim, bazen her şeye yetişmeye çalışırken kendimizi kaybediyoruz. Ama bu küçücük hobi bile, bize "ben buradayım" deme fırsatı veriyor.
O bulmacayı bitirdiğinde hissettiğin o tatmin duygusu var ya, işte o bile yeterli.
Belki ilk başta zorlanacaksın, belki defalarca hata yapacaksın. Ben de yaptım, hala da yapıyorum. Ama önemli olan, pes etmemek ve bu sürecin tadını çıkarmak.
Şimdi bir kalem ve bir Sudoku kitabı edinme zamanı. Belki de bir uygulamayla başlarsın, neden olmasın?
Kendine o 15 dakikayı ayır. Göreceksin, bu küçük hobi bile hayatına kocaman bir keyif katacak. Unutma, en büyük yolculuklar bile ilk adımla başlar. Hadi bakalım, sıra sende! 👋