DIY

Kendi Ayakkabılığını Tasarla Ahşap Kasalardan Şık Depolama

Kendi Ayakkabılığını Tasarla Ahşap Kasalardan Şık Depolama

Kendi Ayakkabılığını Tasarla Ahşap Kasalardan Şık Depolama

Ah, o ayakkabı karmaşası... Kapının eşiğinde, koridorun ortasında, bazen salonda bile tek tük fırlamış ayakkabılar. Tanıdık geldi mi? Benim evde haftanın en az üç günü, "Anne, benim diğer tekim nerede?" çığlığı duyulur. İnanın, o sesi duyduğumda içimdeki tüm Zeynep, bir süreliğine tükeniyor.

Ama sonra o Zeynep geri geliyor, o annelik içgüdüsüyle "Bir çözüm bulmalıyım!" diyor. Bu sefer çözüm, hepimizin evinde rahatlıkla bulabileceğimiz, ekonomik ve inanılmaz pratik bir malzemeden geldi: ahşap kasalar.

Bugün size o kasalarla nasıl hem şık hem de fonksiyonel bir ayakkabılık yapacağımızı anlatacağım. Öyle "mimaride devrim yaratacak" falan demeyeceğim. Sadece bir anne olarak, yorgun bir haftanın sonunda bile yapabileceğiniz bir şeyden bahsedeceğim.

Hani şu marketlerde, pazarlarda gördüğünüz meyve sebze kasaları var ya, işte onlar! Onları evimizin en düzenli köşelerinden birine dönüştüreceğiz. Hazır mısınız? Başlıyoruz. 👋

Neden Bu Önemli

Evdeki dağınıklık, özellikle de kapı önündeki ayakkabı yığını, benim için resmen göz yorgunluğu demek. İki çocukla, zaten sürekli bir şeyleri topluyorum, bir de ayakkabı peşinde koşmak istemiyorum.

Oysa her şeyin bir yeri olduğunda hayat ne kadar kolaylaşıyor, değil mi? Ayakkabılar dağınıkken evimize misafir geldiğinde bile bir tuhaf olurum. Sanki o dağınıklık benim düzenimi de sorguluyor gibi hissederim.

Geçen ay, bir arkadaşım geldi. Kapıdan girer girmez, bizim ayakkabı yığınını görünce, "Ay Zeynep, aynı biz!" dedi. O an, bu derdin sadece bana ait olmadığını anladım. Hani hepimiz o "evimiz derli toplu olsun" hayalini kuruyoruz ya, işte bu ayakkabılık o hayale bir adım daha yaklaştıracak bizi.

Hem bütçemizi sarsmadan, hem de evimize kendi ellerimizle bir dokunuş katmak paha biçilmez. Kendin yap projelerinin en sevdiğim yanı da bu: hem bir şeyler üretmek, hem de sonuçta "Ben yaptım!" diyebilmek.

Ahşap Kasaların Gizli Gücü: Neden Onları Seçmeliyiz?

Ahşap kasalar, ilk bakışta sadece meyve taşıma aracı gibi görünebilir. Ama inanın, biraz yaratıcılıkla neler yapabileceğimizi bir bilseniz! Ben ilk keşfettiğimde şok olmuştum. Bir kere sağlamlar, kolay bulunuyorlar ve en önemlisi, çok ama çok ucuzlar.

Siz de benim gibi "Her şeyi değerlendirelim, atmayalım" kafasında mısınız? O zaman ahşap kasalar tam size göre. Ben onları sadece ayakkabılık için değil, çocukların oyuncakları için, balkonumdaki bitkiler için hatta mutfakta patates soğan saklamak için bile kullanıyorum. Çok yönlü olmaları harika.

Ahşap Kasa Çeşitleri ve Bulunabilirlikleri

Ahşap kasalar genellikle iki boyutta karşımıza çıkar: standart meyve kasası boyutu ve daha büyük sebze kasası boyutu. Ayakkabılık için her ikisini de kullanabilirsiniz, tamamen sizin zevkinize ve alanınıza kalmış.

Peki bunları nereden bulacağız? Pazara gidin, manavlarla konuşun. Bazen ücretsiz bile veriyorlar. Eskiden benim evimin yakınındaki bir manav, çürük elmaları bile kasasıyla beraber atıyordu. Bir gün dayanamadım, "Kasaları bana versen olmaz mı?" dedim. Adam bir baktı, bir daha baktı. Sonra güldü, "Al abla, ne yapacaksan yap bunlarla," dedi. O günden beri sürekli kasaları topluyorum.

  • Standart Meyve Kasaları: Genellikle 50x30x25 cm civarında olurlar. Çocuk ayakkabıları veya terlikler için idealdir.
  • Büyük Sebze Kasaları: Bunlar biraz daha geniş ve derindir, botlar veya topuklu ayakkabılar için uygun olabilir. Boyutları biraz daha değişkendir.
  • İkinci El Dükkanları/Bit Pazarları: Bazen buralarda da eski ama sağlam kasalar bulabilirsiniz. Hatta üzerinde minik damgalar olanlar daha bir otantik duruyor.

Unutmayın, amaç en iyi kasayı bulmak değil, elinizdekiyle en iyisini yapmak. Küçük kusurlarını kapatmak, zaten projenin keyifli kısmı. 😊

Adım Adım Ayakkabılık Yapımı: Sandığınızdan Kolay

Gelelim işin en keyifli kısmına! Hani o "Ben de yapabilir miyim acaba?" dediğiniz an var ya, evet, yapabilirsiniz. Size söz veriyorum, öyle marangozluk bilgisi falan gerekmeyecek.

Ben bile iki çocuk, bir eş ve sürekli koşturmaca arasında bunu beceriyorsam, siz de haydi haydi yaparsınız. O kadar yorgun olduğum anlar oldu ki, boya fırçasını elimin ucundan düşürecektim neredeyse. Ama sonuçta değdi!

Adım 1: Malzeme Listesi ve İlk Hazırlıklar

İlk önce neye ihtiyacımız var, bir liste yapalım. Böylece hiçbir şeyi unutmadan, bir çırpıda işimizi halledebiliriz. Market listesi yapar gibi düşünün, ama bu sefer evimiz için, kendimiz için.

İhtiyaç listesi şu şekilde:

  • Ahşap Kasalar: Kaç tane ayakkabılık yapacağınıza veya ne kadar büyüklükte bir ayakkabılık istediğinize bağlı. Genellikle 4 ila 6 kasa yeterli olur.
  • Zımpara Kağıdı: İnce ve orta kalınlıkta. Ahşap yüzeyleri pürüzsüz hale getirmek için şart. Yoksa boya tutmaz, elinize kıymık batar.
  • Ahşap Boyası veya Vernik: Su bazlı, akrilik boyalar kolay kurur ve temizlenir. Rengi tamamen sizin zevkinize kalmış. Ben genelde beyaz veya krem tonlarını tercih ederim, daha ferah duruyor.
  • Fırça/Rulo: Ahşap için uygun boya fırçası veya küçük bir rulo.
  • Bez/Sünger: Kasaları temizlemek için ve boya yaparken.
  • Vida ve Matkap (isteğe bağlı): Kasaları birbirine sabitlemek isterseniz. Ben genelde kullanırım, daha sağlam oluyor.
  • Tekstil veya Keçe (isteğe bağlı): Kasaların içine kaplamak için. Ayakkabıların kaymasını önler, daha şık durur.
  • Koruyucu Önlük/Eldiven: Elleriniz kirlenmesin diye. Ben genelde takmam, sonra ellerimi yıkarken bir saat uğraşırım. Ama siz benim gibi yapmayın. :)

Adım 2: Kasaları Temizleme ve Zımparalama

Şimdi gelelim işin biraz daha "kirli" kısmına. Kasalar pazardan veya manavdan geldikleri gibi direkt kullanılmaz. Üzerlerinde toprak, toz, hatta bazen minik böcek kalıntıları bile olabilir. İyice temizlememiz gerekiyor.

Önce nemli bir bezle kasaların içini dışını güzelce silin. Köşelerini, aralıklarını iyice temizleyin. Kurumasını bekleyin.

Sonra zımparalama aşaması var. Bu kısım biraz sabır ister. Orta kalınlıktaki zımpara kağıdıyla başlayın. Kasaların tüm yüzeylerini, özellikle de pürüzlü kısımlarını, sivri uçlarını güzelce zımparalayın. Kıymık batmasını istemeyiz, değil mi? Özellikle çocukların olduğu evlerde bu kısım çok önemli. Kızımın bir kez parmağına batmıştı da, iki saat ağlamıştı. O günden beri bu kısma daha çok özen gösteriyorum.

İlk kat zımparayı bitirince, daha ince bir zımpara kağıdıyla üzerinden geçin. Bu, yüzeyin iyice pürüzsüz olmasını sağlar. Zımpara tozlarını kuru bir bezle temizledikten sonra, kasalar boyaya hazır hale gelecek.

Adım 3: Boyama veya Vernikleme Aşaması

En keyifli kısım! Kasalara renk vermek. Bu aşamada gerçekten yaratıcılığınızı kullanabilirsiniz. Evinizin dekorasyonuna uygun bir renk seçin. Benim favorim beyaz ve bej tonları, her yere yakışıyor.

Eğer doğal ahşap görüntüsünü seviyorsanız, sadece vernik uygulayabilirsiniz. Vernik, ahşabı korur ve parlak bir görünüm verir. Su bazlı, kokusuz vernikleri tercih edin, kapalı alanda bile rahatça çalışabilirsiniz.

Boyamaya karar verdiyseniz, ilk kat boyayı ince bir tabaka halinde sürün. Ahşabın damarlarını kapatmak için kalın sürmeye çalışmayın, topaklanır. Bırakın kurusun. Genellikle birkaç saat sürer. Benim gibi aceleciyseniz bu kısım işkence gibi gelebilir. Ama sabır, Zeynep, sabır!

İlk kat kuruduktan sonra, ikinci katı uygulayın. Gerekirse üçüncü katı da sürebilirsiniz. Önemli olan, pürüzsüz ve homojen bir yüzey elde etmek. Her kat arasında boyanın tamamen kuruduğundan emin olun. Yoksa birbirine yapışır, iz kalır, sonra bütün emek boşa gider.

Adım 4: Kasaları Birleştirme Sanatı

Kasalarımız boyandı, kurudu, mis gibi oldular. Şimdi onları bir araya getirme zamanı! Ayakkabılığınızın şeklini belirlemek tamamen size kalmış. Dikey mi olacak, yatay mı, yoksa L şeklinde bir köşe mi yapacaksınız?

Kasaları yere dizin ve farklı kombinasyonlar deneyin. Hangisi sizin alanınıza ve ihtiyacınıza en uygun? Dikey olarak üst üste koyduğunuzda daha az yer kaplar, yatayda daha geniş bir yüzey elde edersiniz. Ben genelde dikey üç, yanına iki şeklinde bir kombinasyon yaparım. Hem botlar sığar, hem çocukların küçücük ayakkabıları.

Karar verdikten sonra, kasaları birbirine sabitlemek için matkap ve vida kullanabilirsiniz. Kasaların birleştiği noktalardan dikkatlice vidalayın. Çok uzun vida kullanmayın, diğer taraftan çıkıp elinize batmasın. Bu kısım biraz "erkek işi" gibi görünebilir ama inanın, ince uçlu bir matkapla ve biraz dikkatle kadınlar da harikalar yaratır. Ben ilk başta eşimden yardım istemiştim, sonra baktım kendim de yapabiliyorum, şimdi bütün evdeki tamirat işleri benden soruluyor. Ay neyse, konumuz ayakkabılık.

Eğer vida kullanmak istemezseniz, güçlü bir ahşap yapıştırıcı da iş görebilir. Ama ben yine de vidalamayı tercih ederim, daha sağlam oluyor.

Adım 5: Kişisel Dokunuşlar ve Son Rötuşlar

Ayakkabılığınız artık neredeyse hazır! Ama ufak dokunuşlarla onu daha da güzelleştirebilirsiniz. Hani derler ya, şeytan ayrıntıda gizlidir diye, işte tam da o kısım.

  • Kasa İçlerini Kaplama: Eğer ayakkabıların direkt ahşaba değmesini istemiyorsanız, kasaların içini desenli bir kumaş, kendinden yapışkanlı folyo veya keçe ile kaplayabilirsiniz. Bu hem ayakkabılarınızı korur hem de ayakkabılığınıza hoş bir görünüm katar.
  • Tekerlek Ekleme: Eğer ayakkabılığınızı yerini değiştirmeyi seviyorsanız veya temizlik yaparken kolaylık isterseniz, altına küçük tekerlekler takabilirsiniz. Minik vida delikli tekerlekler bu iş için idealdir. Ay ne kolaylık oluyor biliyor musunuz! Temizlik yaparken sadece çekiyorsun, hop!
  • Süsleme: Üzerine küçük bir saksı bitkisi, bir mum veya anahtarlıklarınızı asmak için minik kancalar ekleyebilirsiniz. Hatta çocukların çizdiği bir resmi bile asabilirsiniz, neden olmasın? Benim ufaklığın her yaptığı resmi bir yere asmak zorunda kalıyorum. Yoksa "Anne sen benim resmimi sevmedin mi?" diye soruyor.
  • Etiketleme: Özellikle çok katlı bir ayakkabılık yaptıysanız, her kasa için "Günlük", "Spor", "Misafir" gibi küçük etiketler asarak düzeni daha da kolaylaştırabilirsiniz.

İşte bu kadar! Kendi ellerinizle yaptığınız, hem şık hem de pratik ayakkabılığınız hazır. Şimdiden gözünüzde canlandı değil mi? Oh be, bir iş daha halloldu! 🥰

Sık Yapılan Hatalar ve Daha Kalıcı Bir Düzen İçin İpuçları

Her kendin yap projesinde olduğu gibi, bu projede de bazı minik aksilikler yaşanabilir. Önemli olan bunları baştan bilmek ve önlemlerinizi almak. Ben ne hatalar yaptım, ne dersler çıkardım, hepsini sizinle paylaşacağım.

İlk ayakkabılığımı yaparken kasaları yeterince zımparalamamıştım. Sonuç? Evde herkesin eline kıymık batıyordu. Bir de boyayı çok kalın sürmüştüm, topak topak olmuştu. Ay resmen kabustu! Ama insan deneye deneye öğreniyor.

"Mükemmel olmak zorunda değil. Önemli olan, elinden geleni yapıp bir şeyleri değiştirmeye cesaret etmek."

İşte size birkaç ipucu:

  • Acele Etmeyin: Özellikle zımparalama ve boyanın kuruma aşamalarında sabırlı olun. Her adımın hakkını verin, sonuç daha güzel olacaktır.
  • Doğru Malzeme Seçimi: Kalitesiz boya veya zımpara kağıdı kullanmak, işinizi zorlaştırır ve sonuçta istediğiniz gibi olmaz. Azıcık fazla para verin, rahat edin.
  • Ayakkabı Seçimi: Ayakkabılığınızı doldurmadan önce, kullanmadığınız ayakkabıları ayıklayın. Sadece gerçekten giydiklerinizi tutun. Yoksa yeni ayakkabılığınız da kısa sürede dağınık hale gelir. Benim eskiden giymediğim tam 12 çift ayakkabım vardı. "Belki giyerim" diyordum. Giymedim. Hepsini attım veya bağışladım. Ne rahatlamışım!
  • Bakım: Ayakkabılığınızı düzenli olarak silin ve temiz tutun. Özellikle alt kısımlara toz birikebilir.

Sık Sorulan Sorular

Bu ayakkabılık ıslak ayakkabılar için uygun mu?

Kasalarda boya veya vernik kullandıysanız, hafif nemli ayakkabılar için sorun olmaz. Ama aşırı ıslak veya çamurlu ayakkabıları direkt koymaktan kaçının. Altına küçük bir paspas veya tepsi koymak iyi bir çözüm olabilir.

Bu kasalar zamanla çürümez mi?

İyi zımparalanıp boyanmış veya verniklenmiş ahşap kasalar, iç mekanda uzun yıllar dayanır. Eğer dış mekanda kullanacaksanız, suya dayanıklı özel dış cephe boyaları veya vernikler tercih etmeniz gerekir.

Ayakkabılığın yüksekliğini veya genişliğini nasıl ayarlayabilirim?

İşte ahşap kasaların en güzel yanı bu! İstediğiniz sayıda kasayı kullanarak dilediğiniz yüksekliği veya genişliği elde edebilirsiniz. Dikeyde üç kasa, yatayda iki kasa, tamamen size kalmış bir Lego oyunu gibi düşünün.

Bu projeye ne kadar bütçe ayırmalıyım?

Bu projenin en iyi yanlarından biri de maliyetinin çok düşük olması. Kasaları bedavaya veya çok cüzi bir fiyata bulabilirsiniz. Boya ve zımpara için de ortalama 100-200 TL arası bir bütçe yeterli olur. Yani toplamda 200-300 TL'ye şık bir ayakkabılığınız olabilir.

Çocukların ayakkabıları için de uygun mu?

Kesinlikle! Hatta çocukların kendi ayakkabılarını yerleştirmeleri için harika bir fırsat. Onlara kendi kasalarını belirleyip süslemeleri için izin verebilirsiniz. Böylece sorumluluk duyguları da gelişir. Benim kızım kendi ayakkabı kasasına bayılıyor. Kendi küçük eşyalarını koymayı da seviyor.

Bu ne kadar sürer?

Tüm aşamaları düşünürsek, kasaları temizleme ve zımparalama 1-2 saat sürer. Boyama (katlar arası bekleme süreleriyle birlikte) bir tam gün veya iki yarım gününüzü alabilir. Montaj ise yarım saatlik bir iş. Yani bir hafta sonunuzu ayırarak bu işi rahatlıkla bitirebilirsiniz. Benim gibi akşam çocukları uyuttuktan sonra saat 10'dan sonra başlarsanız, birkaç akşam sürebilir.

Ahşap kasalar gerçekten şık durur mu? Evimde "pazardan çıkmış gibi" bir görüntü oluşmasından endişeleniyorum.

Kesinlikle şık durur! O "pazardan çıkmış gibi" algı, boya ve kişisel dokunuşlarla tamamen değişiyor. Seçtiğiniz renk, kullandığınız aksesuarlar ve kasaları nasıl birleştirdiğiniz, tamamen modern ve estetik bir görüntü yaratabilir. Pinterest'te "crate shoe rack" diye aratırsanız, ne kadar güzel örnekler olduğunu görürsünüz. İnanın bana, doğru renk ve yerleşimle evinizin en gözde köşelerinden biri haline gelebilir.

Sonuç

İşte böyle sevgili HobiRehber okurları! Kendi ellerinizle, cüzi bir bütçeyle evinizdeki ayakkabı kaosuna son verecek şık ve pratik bir çözüm tasarladınız. Ufacık bir ahşap kasanın, evinizin havasını nasıl değiştirebileceğine inanamayacaksınız.

Unutmayın, önemli olan en pahalı malzemeleri kullanmak veya "mükemmel" olmak değil. Önemli olan, elinizdekiyle bir şeyler üretmek, evinizi güzelleştirmek ve kendinize "Ben yaptım!" demenin gururunu yaşamak. Küçük adımlarla başlayın, gerisi gelecektir. Hepinizi öpüyorum, başka projelerde görüşmek üzere! ❤️

Zeynep Şahin
Yazan

Zeynep Şahin

İstanbul'da yaşayan iki çocuk annesi. 2018'den beri evde hobi projeleri yapıyorum ve öğrendiklerimi burada paylaşıyorum. Karton, keçe, ahşap - elime ne geçerse bir şeyler üretmeye çalışırım. Çocuklarım en büyük ilham kaynağım.