Go'ya başlamak için resmi 19x19 tahtaya gerek yok; o tahta yeni başlayan için fazla büyük ve kafa karıştırıcıdır. Standart başlangıç tahtası 9x9'dur: 81 kesişim noktası, 30 dakikadan kısa süren partiler ve tüm kuralları somut biçimde gösteren bir ölçek. Nefes, esir ve toprak gibi temel kavramları bu küçük tahtada birkaç oyunda kavrarsınız. Go'nun derinliği kuralların sayısında değil, taşların olası kombinasyonlarındadır; 9x9 bu kombinasyonu yönetilebilir tutar. İlk oyunlarda taşları nereye koyacağınızı bilememek doğaldır ve zamanla düzelir.
Takım da sade olabilir. 9x9 tahtada 9 yatay ve 9 dikey çizgi, toplam 81 kesişim vardır. Geleneksel taşlar deniz kabuğu (beyaz) ve arduvazdan (siyah) yapılır; ama başlangıç için plastik ya da cam taşlar fazlasıyla yeterlidir. Bir kâğıt tahta ve iki farklı renk düğme bile ilk oyunlarınız için iş görür. Bu düşük giriş maliyeti, Go'yu denemesi en kolay strateji oyunlarından biri yapar.
Üç kural: taş, nefes, ko
Go'nun tamamı üç kurala dayanır. Birincisi taş yerleştirmedir: her sırada bir oyuncu kendi rengindeki taşı boş bir kesişime koyar; kareler içine değil, çizgilerin kesiştiği noktalara. Taş konulduktan sonra hareket etmez. Konulduğu anda hemen esir olacak bir yere taş koyamazsınız; buna intihar yasağı denir. Oyuna siyah başlar.
İkincisi nefes ve esirdir. Bir taşın "nefesi" ona yatay veya dikey komşu boş kesişimlerdir; köşe komşuluğu sayılmaz. İç bölgedeki tek taşın 4 nefesi, kenardakinin 3, köşedekinin yalnızca 2 nefesi olur. Bir taşın ya da bağlı grubun tüm nefesleri rakip tarafından kapatıldığında o taşlar tahtadan kalkar ve esir sayılır. Son nefesine gelmiş bir taş "atari" durumundadır: bir sonraki rakip hamlesi onu alacaktır.
Üçüncüsü ko kuralıdır. Bir hamle tek bir taşı esir aldıysa, rakip hemen aynı taşı geri alıp önceki pozisyonu tekrarlayamaz; önce başka bir yere hamle yapmak zorundadır. Bu kural, oyunun sonsuz bir döngüye girmesini engeller. Başka özel kural yoktur; bu üçü her şeyi belirler.
Toprak çevirme: asıl amaç
Yeni başlayanın ilk yanılgısı her taşı saldırı için kullanmaktır. Oysa Go'nun amacı taş yakalamak değil, toprak çevirmektir. Toprak, tamamen sizin taşlarınızla çevrelenmiş boş kesişimlerdir. 9x9'da tipik bir partide 30-50 taş oynanır; kalan boş noktalar oyun sonunda iki taraf arasında paylaşılır.
Puanlama basittir: kendi bölgenizdeki her boş kesişim bir puan, aldığınız her esir taş bir ek puan. Kazanan, toplamı yüksek olandır. 9x9'da zafer farkı çoğunlukla 5-20 puan arasında kalır. Buradan çıkan pratik ders şudur: bazen dört puanlık küçük bir kareyi savunmayı bırakıp on puanlık daha büyük bir bölgeyi çevirmek çok daha kazançlıdır. Deneyim, ne zaman feda edip ne zaman savunacağınızı öğretir.
Profesyonel oyunda beyaza, ikinci oynamanın dezavantajını telafi etmek için Komi denilen 6,5 puanlık bir ekleme yapılır. Yeni başlayan için bu detay önemli değildir; eşit başlayan bir oyun yeterlidir.
İlk hamleler nereye: köşe, kenar, merkez
Deneyimli oyuncuların özeti kısadır: önce köşeler, sonra kenarlar, en son merkez. Köşe taşları iki kenara doğal olarak yaslandığı için savunması en kolay olanlardır. Klasik başlangıç, köşeden üç-üç ya da dört-dört uzaklığa taş koymaktır (kesişimleri sayarak). Köşeleri aldıktan sonra üçüncü ya da dördüncü çizgi üzerinde kenar bölgelerine yayılırsınız; iki köşe artı iki kenar, tahtanın yaklaşık üçte birini hızla kontrol altına alır.
Merkez taşları "büyük" göründüğü için yeni başlayanı çeker, ama savunması en zor olanlardır: köşeden uzaklaştıkça kontrol etmeniz gereken nefes alanı büyür. İlk birkaç oyunda farklı yaklaşımları (yalnız köşe, yalnız merkez, yalnız kenar) denemekten çekinmeyin; hangisinin daha iyi sonuç verdiğini hızla görürsünüz.
İlk oyunlarda pratik strateji
İlk partiler için birkaç sağlam kural işi kolaylaştırır. Köşeleri önce çevirin: iki köşeden başlayıp kenarlara doğru genişlemek, tahtanın büyük bölümünü hızla etkiler. Rakibin saldırısına aşırı tepki vermeyin; yeni başlayan bir tehdit görünce tüm taşlarını savunmaya çeker, oysa küçük bir kaybı kabul edip başka tarafta daha büyük toprak çevirmek çoğu zaman daha kârlıdır.
Bağlantı kurun: bağlantısız, dağınık taşlar zayıftır, kolayca yakalanır. İki grubu bir köprüyle birleştirmek onları belirgin biçimde güçlendirir. Son olarak küçük bölgeleri inatla savunmak yerine büyük bölgelere yatırım yapın; dört puanlık bir kavgayı bırakıp on puanlık bir alanı çevirmek iyi bir takastır. Bu birkaç ilke, ezber gerektirmeden 9x9'da oyununuzu hızla ilerletir.
Nefes sayma, bağlantı ve gözler

Yeni başlayanın en kritik becerisi nefes saymadır. Her grubun kaç nefesi kaldığını bilmek, hayatta kalmak için gereklidir. İki yan yana taş nefeslerini paylaşır; birlikte bir bütün olarak değerlendirilir ve tek taştan daha zor yakalanır. Bu yüzden dağınık taşlar yerine bağlı gruplar kurmak temel savunma prensibidir. Atari'ye düşen kendi grubunuzu ya bir taş ekleyerek kurtarın ya da kurtarılamıyorsa kaybetmeyi kabul edip başka tarafta kazanç arayın.
İleri seviyenin kapısını "göz" kavramı açar. Bir grubun içinde rakibin dolduramadığı boş kareye göz denir. İki bağımsız göze sahip grup ölümsüzdür: rakip iki gözü aynı anda dolduramaz, ilkini doldurmaya kalkarsa kendi taşı esir olur. Tek gözlü grup ise tehlikededir. Yaşam-ölüm problemleri (tsumego), Go'nun en eski ve en öğretici egzersizleridir; 2-3 taşlık küçük gruplarla başlayıp giderek zorlaştırın. Bir grubun içinde iki gerçek göz kurabiliyorsanız o grup kalıcı olarak yaşar; tek göz veya göze dönüşemeyen boşluk ise yanıltıcıdır ve rakip doğru oynarsa grubu öldürür. Bu ayrımı görmek, yeni başlayan ile orta seviye oyuncu arasındaki en belirgin farktır.
Joseki: köşenin klasik dizilimleri
Go'nun köşelerinde tekrar tekrar görülen klasik taş dizilimlerine joseki denir. Hepsini ezberlemek zorunda değilsiniz; birkaç temel patterni tanımak yeter. 3-3 istilası (invasion) köşenin 3-3 noktasına taş koyup köşe toprağını almanın en yaygın yoludur. 5-3 ve 5-4 yaklaşımları köşeye daha mesafeli, geniş bir yerleşim kurar.
Bağlantı biçimleri de tekrar eder. Atın hareketi (knight's move) bir taşın L biçiminde bir kare ötesine ikinci taşı yerleştirmesidir; güçlü ama gevşek bir bağdır. İki taşın doğrudan bitişik durduğu "çelik bağlantı" ise kesilemeyen, en sağlam bağdır. Bu patternleri tahtada tanıdıkça oyun kendiliğinden derinleşir. 9x9 tahtada köşe sayısı az olduğu için birkaç joseki bile pratikte sık sık işinize yarar.
Oyun sonu, puanlama ve nasıl ilerlersiniz

Oyun, iki oyuncu ardarda pas geçtiğinde ya da önemli hamle kalmadığında biter; 9x9'da bu yaklaşık 50-80 hamle sonrasıdır. Sayım üç adımdır: önce tahtada durduğu hâlde çevrelenmiş "ölü" taşlar belirlenip yakalanmış sayılır, sonra her oyuncunun çevrelediği boş kesişimler toplanır, en son esir taşlar eklenir. İlk oyunlarda sayım karışık gelir; birkaç parti sonra hesap kendiliğinden oturur. Karar veremediğiniz sınır durumlarda bir hamle daha oynayıp taşları tahtada görmek en pratik çözümdür.
Go'da seviye "kyu" ve "dan" ile ölçülür. Tam yeni başlayan 30 kyu civarındadır; geliştikçe sayı azalır (29, 28... 1 kyu) ve 1 kyu'dan sonra dan seviyesi başlar. Birkaç ay düzenli oyunla 25-20 kyu bandına, bir yıl içinde 15-10 kyu bandına ulaşmak olağandır. İlk aylarda gelişim hızlıdır, sonra plato dönemleri gelir; sabır burada belirleyicidir. Tahta büyütmeyi acele etmeyin: 9x9'da birkaç ay sonra 13x13'e, orada da rahatladıktan sonra 19x19 standart tahtaya geçin.
Online oyun için OGS (online-go.com) ve KGS en yaygın platformlardır ve seviyenizi otomatik takip ederler; her ikisinde de Türk oyuncuların aktif olduğu odalar bulunur. Türkiye'de Go, Türk Akıl Oyunları Federasyonu çatısı altında örgütlenir ve amatör turnuvalar düzenlenir; İstanbul ve birkaç üniversite bünyesinde düzenli buluşan Go grupları bulunur. İlk turnuvanız büyük olasılıkla 20-25 kyu seviyesinde geçer, bu tamamen normaldir ve hızlı öğrenmenin en iyi yollarından biridir. Go, dünyanın en eski strateji oyununun geleneğinden gelir; 2016'da AlphaGo'nun dünya şampiyonu Lee Sedol'u 4-1 yenmesi hem oyuna küresel ilgiyi artırdı hem de klasik açılış anlayışını tazeledi. Kuralları yarım saatte öğrenirsiniz; oyunu derinden anlamak ise yıllar süren, keyifli bir uğraştır.

Yorum yap
Yanıtlanan: