Ev Üretimi

Evde Doğal Deodorant Yapımı Kimyasalsız Alternatifler

Evde Doğal Deodorant Yapımı Kimyasalsız Alternatifler

Evde Doğal Deodorant Yapımı Kimyasalsız Alternatifler

Sabahları kapının önünde, bir elinde anahtar, diğer elinde iki çanta, bir yandan da montları giydirmeye çalışıyorum çocuklara. Bir de o an aklıma geliyor, "Ay, deodorant sürmeyi unuttum!" diyorum kendi kendime. O telaşla koştururken, terlediğimi hissediyorum. Biliyorsun o hissi, değil mi? Utanıyorsun, rahatsız oluyorsun.

Mağazalarda çeşit çeşit deodorant görüyorum. Her birinin arkasında upuzun bir liste var. Okumaya kalksam, kahvaltıya geç kalacağım. İçime sinmiyor çoğu zaman, ne sürdüğümüzü tam bilemiyoruz. Sonra bir gün karar verdim, "Yeter!" dedim. Kendi doğal deodorantımı yapacaktım.

Bu yazıda sana, benim bu kimyasal karmaşadan nasıl kurtulduğumu anlatacağım. Kendi evimde, eldeki malzemelerle nasıl doğal deodorant yaptığımı göreceksin. Hem cebimize hem de sağlığımıza iyi gelecek basit yöntemlerden bahsedeceğim.

Neden Bu Önemli

Dürüst olalım, o market raflarındaki "72 saat koruma" yazan ürünler bazen kulağa çok cazip geliyor. Ama arkasındaki küçük yazılara bakınca, insanın içi cız ediyor. Alüminyum tuzları, parabenler, yapay kokular... İnsan neye maruz kaldığını düşününce ister istemez endişeleniyor. Özellikle de anne olduktan sonra bu konulara daha bir dikkat etmeye başladım.

Kızımın hassas cildi var. Bir kere yanlış bir sabun kullandık, hemen kızarıklıklar çıktı. O zaman anladım, biz ne kadar dikkat etsek de, bazen gözden kaçırdığımız şeyler oluyor. Vücudumuza sürdüğümüz her şey, az da olsa, derimizden emiliyor. Bu yüzden, ne kullandığımıza daha bilinçli yaklaşmak şart.

Geçenlerde bir arkadaşım bahsetti, "Zeynep, cildim o kadar kötü oldu ki. Sürekli kaşınıyor, tahriş oluyor," dedi. Meğer kullandığı deodorant buna sebepmiş. Çoğumuz fark etmiyoruz bile. Küçük rahatsızlıkları görmezden geliyoruz, ta ki büyük bir sorun olana kadar.

Oysa doğal alternatifler hem cildimize daha nazik davranıyor hem de içimiz daha rahat oluyor. Kimyasal yüklü ürünlerden kurtulmak, gerçekten tahmin ettiğinden daha kolay ve huzur verici bir değişiklik. Kendine ve çocuklarına bir iyilik yapmak istersen, bu adımı atmak önemli.

Deodorantların Gizli Yüzü: Bilmen Gerekenler

Piyasada bulduğumuz çoğu deodorant, aslında iki farklı şekilde çalışıyor. Bir kısmı terlemeyi engelliyor, yani ter önleyici. Diğer kısmı ise sadece kokuyu maskeliyor. Çoğu zaman ikisi bir arada sunuluyor.

Ter önleyiciler, genellikle alüminyum bazlı bileşenler içerir. Bu alüminyum tuzları, ter bezlerini tıkayarak terlemeyi durdurur. Evet, kulağa hoş geliyor, terlemiyoruz. Ama bu, vücudun doğal terleme sürecini bozmak anlamına geliyor.

Terlemek aslında vücudun kendini soğutma ve toksinleri atma yöntemi. Yani doğal ve gerekli bir süreç. Onu tamamen engellemek, uzun vadede ne kadar sağlıklı, işte orası tartışmalı. Bilim dünyasında da bu konuda hâlâ farklı görüşler var.

Peki ya o güzel kokular? Genellikle sentetik parfümlerle sağlanıyorlar. Bu yapay kokular, bazı insanlarda ciltte tahrişe, alerjilere veya solunum yolu hassasiyetine neden olabiliyor. Benim gibi hassas bünyeli biri için bunlar küçük detaylar değil.

Parabenler de var, hani şu raf ömrünü uzatan koruyucular. Hormon sistemimizi etkileyebilecekleri yönünde endişeler var. Ben bu tür maddelerden mümkün olduğunca uzak durmaya çalışıyorum.

Alüminyum tuzları: Ter bezlerini tıkayarak terlemeyi önler. Vücudun doğal detoks sürecini engelleyebilir. Parabenler: Koruyucu olarak kullanılır, hormon sistemini etkileyebileceği düşünülüyor. Ftalatlar: Bazı plastiklerde ve sentetik kokularda bulunur, hormonal etkileri olduğu iddia ediliyor.

Bunları duyduktan sonra benim içim hiç rahat etmedi, açıkçası. Hele de sürekli koltuk altı gibi hassas bir bölgeye uyguladığımızı düşününce. O yüzden kendin yap projelerine merak saldığım dönemde deodorant da listemin başına geçti.

Doğal Deodorant Tarifi: Benim Favorim

Şimdi gelelim asıl konuya. Benim HobiRehber'de en sevdiğim şeylerden biri, mutfaktan ya da banyodan çıkarken, kendi yaptığım bir şeyleri kullanmak. Bu doğal deodorant tarifi de öyle. Hem çok kolay, hem de malzemeleri zaten evinde bulabilirsin.

İlk başta "Acaba işe yarar mı?" diye tereddüt ettim. Çünkü reklamlarda sürekli "etkili" diye bize dayatılan ürünlere alışmışız. Ama denemeye karar verdim. İyi ki de denemişim!

Adım 1: Malzemeleri Topla

Bu tarif için ihtiyacın olan şeyler gerçekten çok temel. Marketten ya da aktardan kolayca bulabilirsin. Hatta belki birkaçı zaten dolabındadır.

Ben ilk denememde, "Nasılsa olmaz," diye düşünerek en ucuz malzemeleri almıştım. Şimdi ise biliyorum ki, doğru malzemelerle harikalar yaratılıyor. O yüzden kaliteli olanı seçmeye çalış.

Hindistan cevizi yağı (yaklaşık 1/2 su bardağı): Bu, deodorantımızın ana bazını oluşturacak. Oda sıcaklığında katı haldeyken, vücut sıcaklığında erir. Antibakteriyel özelliği sayesinde kokuyu engellemeye yardımcı olur. Karbonat (yaklaşık 1/4 su bardağı): Koku emici özelliği var. Ancak hassas ciltler için miktarı azaltmak gerekebilir. Benim cildim biraz narin olduğu için ilk başta az kullandım. Mısır nişastası veya ararot tozu (yaklaşık 1/4 su bardağı): Nem emici özelliği sayesinde terlemeyi kontrol altında tutar. Koltuk altının kuru kalmasına yardımcı olur. Benim favorim ararot, ama mısır nişastası da işini görür.

* Uçucu yağlar (isteğe bağlı, 10-15 damla): Lavanta, çay ağacı yağı veya nane yağı gibi. Bunlar hem hoş koku verir hem de antibakteriyel özelliklerini artırır. Ben lavanta ve çay ağacı yağını karıştırıyorum, kokusuna bayılıyorum.

Adım 2: Erit ve Karıştır

Şimdi sıra geldi bu malzemeleri bir araya getirmeye. Hiç gözünü korkutmasın, gerçekten çok basit bir işlem bu. Mutfakta en karmaşık yemeği yaparken bile daha fazla efor harcıyorsun, inan bana.

İlk olarak Hindistan cevizi yağını küçük bir tencerede kısık ateşte eritmemiz gerekiyor. Bunu yaparken dikkatli ol, yağın yanmasını istemeyiz. Sadece eriyip sıvı hale gelmesi yeterli. Ben bunu benmari usulü yapıyorum genelde, yani tencerenin içine başka bir kase koyup eritiyorum.

Yağ eridikten sonra ocaktan al. İçine karbonatı ve nişastayı ekle. Bir kaşık yardımıyla güzelce karıştır. Topaklanma kalmasın, pürüzsüz bir kıvam elde etmeye çalış. Benim ilk denememde biraz topaklı olmuştu, sonraki seferde daha dikkatli davrandım.

Adım 3: Uçucu Yağları Ekle

Karışım hazır olduktan sonra, sıra geldi o güzel kokuyu vermeye. Benim için uçucu yağlar, bu tarifin en keyifli kısmı. Hem doğal bir koku veriyor hem de ruh halimi iyileştiriyorlar.

Eğer kullanmak istersen, seçtiğin uçucu yağlardan 10-15 damla kadar karışıma ekle. Benim gibi lavanta ve çay ağacını karıştırabilirsin, ya da kendi favori kokunu bulabilirsin. Çay ağacı yağı, özellikle antibakteriyel özelliğiyle koku oluşumunu engellemek için harika.

Yağları ekledikten sonra tekrar güzelce karıştır. Tüm malzemenin homojen bir şekilde dağılması önemli. Bazen ben biraz fazla damla koyabiliyorum, sonra "Eyvah, çok keskin oldu!" diyorum. Ama sonra geçiyor.

Adım 4: Kaplara Doldur ve Soğut

Karışımımız artık hazır sayılır. Şimdi onu saklayacağımız kaplara doldurma zamanı. Benim evde eski deodorant kutularım vardı, onları temizleyip kullandım. Ama küçük cam kavanozlar da işini görür.

Karışımı, boş ve temiz bir roll-on kabına veya küçük bir cam kavanoza doldur. Eğer kavanoz kullanacaksan, parmaklarınla uygulayacaksın. Bu durum ilk başta biraz tuhaf gelebilir, ama alışıyorsun. Benim annem hâlâ parmakla sürmeyi seviyor.

Kaplara doldurduktan sonra, donması için buzdolabına koymalısın. Yaklaşık 1-2 saat içinde tamamen katılaşacaktır. Daha sonra oda sıcaklığında saklayabilirsin. Yazın çok sıcak olursa, tekrar buzdolabına koyman gerekebilir, yoksa erir gider. O hissi biliyorum, bir sabah bakıyorum deodorant erimiş!

Adım 5: Kullanım ve Saklama

Deodorantın donduktan sonra kullanıma hazır. Temiz ve kuru koltuk altlarına az bir miktar uygula. Parmağınla alıp sürebilirsin ya da roll-on kabına koyduysan doğrudan kullanabilirsin.

Doğal deodorantlar terlemeyi tamamen durdurmaz, bunu unutma. Vücudun terlemesi doğal bir süreçtir. Asıl amacı, terin bakteriyle birleşerek oluşturduğu kötü kokuyu engellemektir. Ben ilk başlarda "Neden terliyorum hala?" diye düşünmüştüm. Sonra anladım ki, asıl mesele koku.

Günde bir kez uygulamak genellikle yeterli oluyor. Ama çok hareketli bir gün geçireceksen veya yaz sıcağında, ikinci kez uygulaman gerekebilir. Benim en yoğun günlerimde bile beni idare etti, ki ben çok hareketli bir anneyim!

Saklama koşulları da önemli. Özellikle sıcak havalarda erimeye meyilli olabilir. Bu yüzden serin ve kuru bir yerde saklaman en iyisi. Benim banyomda pencere kenarı bazen çok sıcak oluyor, o yüzden mecbur buzdolabına koyduğum oluyor. Ortalama 3-6 ay kadar dayanır.

Doğal Deodorant Kullanımında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Doğal olana geçiş yapmak harika bir karar. Ama bazı ince detayları bilmek, bu geçiş sürecini çok daha kolay ve keyifli hale getirecektir. Benim başımdan geçenleri anlatayım da, sen aynı hatalara düşme.

İlk başladığımda, "Oh ne güzel, şimdi mis gibi kokacağım ve hiç terlemeyeceğim!" diye düşünmüştüm. Ama durum o kadar da basit değilmiş, onu anladım.

Unutma, doğal deodorantlar terlemeyi durdurmaz, sadece kötü kokuyu engeller. Vücudun doğal ritmine saygı duymak, en sağlıklı yol.

Detoks Süreci

Vücudumuz yıllardır kimyasal içerikli deodorantlara alışkın. Koltuk altındaki ter bezleri, bu ürünlerin etkisiyle tıkanmış olabilir. Doğal deodoranta geçtiğinde, bir 'detoks süreci' yaşayabilirsin.

Bu süreçte ilk birkaç hafta daha fazla terleyebilir veya kokular biraz değişebilir. Hatta "Eyvah, bu iş yaramıyor!" diye düşünebilirsin. Benim başıma geldi. Bir hafta boyunca kendimi çok kötü hissettim. Çocukların önünde bile koltuk altımı kontrol ettim gizlice.

Ama sabırlı olmalısın. Vücudun adapte olmaya çalışıyor. Ben o dönemde daha sık duş alıp, koltuk altımı bol su ve doğal sabunla yıkadım. Bu geçiş süreci kişiden kişiye değişir, ama genellikle 2-4 hafta sürer. Sonra her şey yoluna giriyor.

Cilt Hassasiyeti ve Karbonat Miktarı

Karbonat, koku emici özelliğiyle harika bir malzeme. Ancak bazı hassas ciltlerde tahrişe neden olabilir. Özellikle benim gibi narin ciltlilerde. İlk denememde biraz fazla karbonat koymuşum, koltuk altım hafifçe kızardı ve kaşındı. Tanıdık geldi mi?

Eğer sende de benzer bir hassasiyet olursa, tarifteki karbonat miktarını azaltabilirsin. Hatta istersen, karbonatı tamamen çıkarıp sadece nişasta ve Hindistan cevizi yağı kullanabilirsin. Veya karbonat yerine kil tozu da deneyebilirsin.

Önemli olan, kendi cildinin neye tepki verdiğini gözlemlemek. Küçük bir alanda deneme yapmak da iyi bir fikir olabilir. Minik bir bölgeye sür, bir gün bekle, tepki vermezse tamamdır.

Uygulama Şekli ve Miktar

Doğal deodorantı çok fazla sürmene gerek yok. Az bir miktar yeterli olacaktır. Parmağınla fındık tanesi kadar alıp ince bir tabaka halinde uygulamak en iyisi.

Eğer roll-on şeklinde kullandıysan da, bir iki kez geçmen yeterli. Fazla kullanmak, kıyafetlerde leke yapabilir veya ciltte kalıntı bırakabilir. Benim ilk başta kıyafetlerimde hafif beyaz lekeler oluşuyordu. Sonra anladım ki, fazla sürüyormuşum.

Uygulama öncesinde koltuk altının temiz ve kuru olması da önemli. Duş sonrası hemen uygulamak en idealidir. Böylece deodorant daha iyi etki eder ve kötü koku oluşumu engellenir.

Saklama Koşulları

Hindistan cevizi yağı, sıcakta erimeye çok meyillidir. Yaz aylarında veya ev içi sıcaklığın yüksek olduğu yerlerde deodorantın sıvı hale gelebilir. Benim banyomda bazen bu oluyor.

Eğer erirse, endişelenme. Buzdolabına koyup tekrar katılaşmasını sağlayabilirsin. Bu, ürünün etkisini değiştirmez. Sadece kullanım kolaylığı açısından katı olması daha iyi.

Uzun süre dayanması için ağzı kapalı, serin ve karanlık bir yerde saklaman iyi olur. Buzdolabında saklamak raf ömrünü uzatır. Ben birkaç küçük kavanoza yapıp birini banyoya, diğerini buzdolabına koyuyorum. Böylece bir tanesi erise bile, yedekte oluyor.

Sık Sorulan Sorular

Doğal deodorant yapmaya başlamadan önce benim de kafamda bir sürü soru işareti vardı. Hepsine tek tek cevap aradım. Şimdi sana da en çok merak edilenleri cevaplayayım.

Doğal deodorant terlemeyi durdurur mu?

Hayır, doğal deodorantlar terlemeyi durdurmaz. Aslında zaten durdurması da iyi bir şey değil. Vücudumuzun terlemesi, doğal bir soğutma ve detoks mekanizmasıdır. Doğal deodorantların amacı, terin bakteriyle birleşerek oluşturduğu kötü kokuyu engellemektir. Yani terlesen bile kötü kokmazsın.

Bu deodorant ne kadar süre etkili oluyor?

Kişiden kişiye ve aktivite seviyesine göre değişmekle birlikte, genellikle bir uygulama 12-24 saat kadar etkili oluyor. Sabah sürdüğümde, akşam yatana kadar beni rahat ettiriyor. Çok hareketli bir gün geçiriyorsam veya spor yaptıysam, akşam bir daha sürmeyi tercih ediyorum.

Cildim hassas, karbonat yerine ne kullanabilirim?

Eğer karbonat cildinde tahrişe neden oluyorsa, onu tamamen tariften çıkarabilirsin. Yerine mısır nişastası veya ararot tozu miktarını artırarak kullanabilirsin. Bentonit kili veya kaolin kili gibi killer de nem emici ve detoks etkisiyle iyi birer alternatif olabilir. Kendim denemediğim ama kullanan arkadaşlarım çok memnun.

Doğal deodoranta geçiş yaparken koltuk altımda kızarıklık veya kaşıntı olursa ne yapmalıyım?

Bu durum, özellikle ilk geçiş döneminde karbonata karşı hassasiyetten kaynaklanabilir. Uygulamayı birkaç gün durdur, koltuk altını nemlendirici bir kremle rahatlat. Sonra karbonat miktarını yarıya indirerek veya tamamen çıkararak tekrar dene. Genelde sorun karbonat miktarından kaynaklanıyor.

Bu deodorant kıyafetlerde leke yapar mı?

Doğru miktarda uygulandığında ve iyice yedirildiğinde genellikle leke yapmaz. Ancak fazla miktarda sürersen, özellikle koyu renkli kıyafetlerde hafif yağlı veya beyaz lekeler bırakabilir. O yüzden az miktarda sürüp iyice dağıtmaya özen göster. Benim ilk denemelerimde bir iki gömleğimde hafif izler olmuştu, şimdi dikkat ediyorum.

Malzemeleri nereden bulabilirim ve ne kadara mal olur?

Hindistan cevizi yağı, karbonat ve mısır nişastasını marketlerin çoğunda bulabilirsin. Uçucu yağları ise aktarlardan, büyük kozmetik marketlerden veya online doğal ürün satan sitelerden temin edebilirsin. İlk başta biraz malzeme alımı gibi görünse de, uzun vadede marketten alınan deodorantlardan çok daha ucuza geliyor. Benim hesaplarıma göre ayda 200 TL'den fazla tasarruf ediyorum.

Sonuç

Şimdi gördün mü, kendi doğal deodorantını yapmak ne kadar kolaymış? Belki ilk başta sana karmaşık veya zor gelmiş olabilir. Ama inan bana, bu adımı attığında hem kendi sağlığın için büyük bir iyilik yapmış olacaksın hem de cüzdanını düşüneceksin. Benim gibi iki çocuk annesi için her kuruşun değeri var. ❤️

Kimyasal yüklü ürünlerden kurtulmak, sana kendini daha iyi hissettirecek. İçin rahat edecek. "Ben ne kullandığımı biliyorum" demenin huzuru bambaşka. Hadi durma, mutfağa gir ve bu basit tarifi sen de dene. Belki ilk denemede mükemmel olmaz, ama her deneme seni daha iyiye götürecektir. Küçük bir adımla başla, sonrası gelir zaten. Hadi bakalım! 👋

Zeynep Şahin
Yazan

Zeynep Şahin

İstanbul'da yaşayan iki çocuk annesi. 2018'den beri evde hobi projeleri yapıyorum ve öğrendiklerimi burada paylaşıyorum. Karton, keçe, ahşap - elime ne geçerse bir şeyler üretmeye çalışırım. Çocuklarım en büyük ilham kaynağım.